ustanun işine karişilmaz!

ali sarı
~ Pazartesi, Ocak 23 ~
Kalıcı bağlantı
Şunu anlatacak bir kelime olsa:
Karşıdan karşıya geçerken, yoldan gelen araba durup durmamaya, yaya da geçip geçmemeye karar veremediğinde oluşan tereddüt atmosferinin ardından, önce her ikisinin de geçmeye, sonra her ikisinin de durmaya davranması üzerine her iki tarafın yaşadığı yarı şaşkınlık yarı öfke hali.
— Olmayan Kelimeler, Metis Ajanda 2012

 ()
~ Cumartesi, Ocak 14 ~
Kalıcı bağlantı
Allah’ım; bana tahammül ver yalnızlığa! Bunu senden ben istedim ve sen kabûl buyurdun. Fakat öyle ânlar oluyor ki, bu hal, Çin işkencelerini geçmek istidadını kazanıyor. Bana tahammül ver yalnızlığa! Beni, hapishane içinde, vahşi yüzler, sesler ve insanlardan korudun! Hamdederim; yine de duam o… Fakat bana tahammül ver yalnızlığa! Bir şeyler, müthiş bir şeyler oluyor gibiyim. İkiye bölünüp kendi kendimi boğmak, kendi kendimi yutmak gibi hisler içindeyim. Allahım; bana tahammül ver yalnızlığa!. Dudağımda derin ve kâmil bir tebessüm, emrettiğin çileyi doldurayım… Fakat yıkılmıyayım….
Bana tahammül ver yalnızlığa!.
— Çarşamba, 7 Ocak 1953
Cinnet Mustatili, Necip Fazıl Kısakürek, Büyük Doğu Yayınları
Etiketler: necip fazıl kısakürek yılanlı kuyudan ateşe doğru
2 yorum  ()
~ Perşembe, Ocak 12 ~
Kalıcı bağlantı
gregorumsamsam:

[merhamet edin. ah etmeyin.]
-tipografi M.T.

gregorumsamsam:

[merhamet edin. ah etmeyin.]

-tipografi M.T.


12 yorum  ()
reblogged via gregorumsamsam
~ Çarşamba, Ocak 11 ~
Kalıcı bağlantı
kartvizit, beleş! ;)

kartvizit, beleş! ;)


 ()
~ Cumartesi, Aralık 24 ~
Kalıcı bağlantı

gregorumsamsam:

[Celladıma Gülümserken Çektirdiğim
Son Resmin Arkasındaki Satırlar]


Ben İsmet Özel, şair, kırk yaşında.
Her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar
ben yaşarken koptu tufan
ben yaşarken yeni baştan yaratıldı kainat
her şeyi gördüm içim rahat
gök yarıldı, çamura can verildi
linç edilmem için artık bütün deliller elde
kazandım nefretini fahişelerin
lanet ediyor bana bakireler de.
Sözlerim var köprüleri geçirmez
kimseyi ateşten korumaz kelimelerim
kılıçsızım, saygım kalmadı buğday saplarına
uçtum ama uçuşum
radarlarla izlendi
gayret ettim ve sövdüm
bu da geçti polis kayıtlarına.

Haytanın biriyim ben, bunu bilsin insanlar
ruhumun peşindedir zaptiyeler ve maliye
kara ruhlu der bana görevini aksatmayan kim varsa
laboratuvarda çalışanlara sorarsanız
ruhum sahte
evi Nepal’de kalmış
Slovakyalı salyangozdur ruhum
sınıfları doğrudan geçip
gerçekleri gören gençlerin gözünde.
Acaba kim bilen doğrusunu? Hatta ben
kıyı bucak kaçıran ben ruhumu
sanki ne anlıyorum?

Ola ki
şeytana satacak kadar bile bende ondan yok.
Telaş içinde kendime bir devlet sırrı beğeniyorum
çünkü bu, ruhum olmasa da saklanacak bir şeydir
devlet sırrıyla birlikte insanın
sinematografik bir hayatı olabilir
o kibar çevrelerden gizli batakhanelere
yolculuklar, lokantalar, kır gezmeleri
ve sonunda estetik bir
idam belki…
Evet, evet ruhu olmak
bütün bunları sağlayamaz insana.



Ben oysa
herkes gibi
herkesin ortasında
burada, bu istasyonda, bu siyah
paltolu casusun eşliğinde
en okunaklı çehremle bekliyorum
oyundan çıkmıyorum
korkuyorum sıram geçer
biletim yanar diye
önümde bir yığın açalya
bir sürü çarkıfelek
gergin çenekli cesetleriyle
önümde binlerce çiçek
korkuyorum sıra sende
sen de başla ve bitir diyecek.
Yo, hayır
yapamaz bunu, yapmasın bana dünya
söyleyin
aynada iskeletini
görmeye kadar varan kaç
kaç kişi var şunun şurasında?

Gelin
bir pazarlık yapalım sizinle ey insanlar!
Bana kötü
bana terkettiğiniz düşünceleri verin
o vazgeçtiğiniz günler, eski yanlışlarınız
ah, ne aptalmışım dediğiniz zamanlar
onları verin, yakınmalarınızı
artık gülmeye değer bulmadığınız şakalar
ben aştım onları dediğiniz ne varsa
bunda üzülecek ne var dediğiniz neyse onlar
boşa çıkmış çabalar, bozuk niyetleriniz
içinizde kırık dökük, yoksul, yabansı
verin bana
verin taammüden işlediğiniz suçları da.

Bedelinde biliyorum size çek
yazmam yakışık almaz
bunca kaybolmuş talan
parayla ölçülür mü ya?



Yapılsın adil pazarlık
yapılsın yapılacaksa
işte koydum işlemeyi düşündüğüm suçları
sizin geçmiş hatalarınız karşısına.
Ne yapsam
döl saçan her rüzgarın
vebası bende kalacak
varsın bende biriksin
durgun suyun sayhası
yumuşatmayı bilen ateş
öğüt sahibi toprak
nasıl olsa geri verecek
benim kılıcımı.

-İsmet Özel

—————————————————————-
not: ben Gregorum Samsam. haddim olmayarak şiirden 2 kıtayı çıkartıp, bazı yerleri de vurguladım. hepinizden özür dilerim.


28 yorum  ()
reblogged via gregorumsamsam
~ Pazar, Aralık 18 ~
Kalıcı bağlantı
agahbayrakci:

İnsanlar müşterek tecrübeleri taşıdıkları için birbirlerinin ne  dediklerini anlayabilirler. Bu yüzden iyi anlaşmak için araçların  mükemmelliği söz konusu değildir, gerekli olan anlaşmaya niyetli  insanların ne ölçüde anlaşmak istediklerinden ibaret sayılır. Anlaşmak  isteyen insanlar kendilerini bir diğerlerine “açarlar”. Kendilerinde  bulunan şeyi karşılarındakinde bulmak üzere anlaşmaya girişirler. Eğer  insanlar arasında anlaşmazlık varsa iki taraftan birinin kendini kapalı  tutması yüzündendir bu. Şahsî tecrübesini bir diğerine açmayan kişi  karşısındakini “başka” görüyor ve nihayet onu düşman sayıyor demektir. 
[Bakanlar ve Görenler/İsmet Özel]

agahbayrakci:

İnsanlar müşterek tecrübeleri taşıdıkları için birbirlerinin ne dediklerini anlayabilirler. Bu yüzden iyi anlaşmak için araçların mükemmelliği söz konusu değildir, gerekli olan anlaşmaya niyetli insanların ne ölçüde anlaşmak istediklerinden ibaret sayılır. Anlaşmak isteyen insanlar kendilerini bir diğerlerine “açarlar”. Kendilerinde bulunan şeyi karşılarındakinde bulmak üzere anlaşmaya girişirler. Eğer insanlar arasında anlaşmazlık varsa iki taraftan birinin kendini kapalı tutması yüzündendir bu. Şahsî tecrübesini bir diğerine açmayan kişi karşısındakini “başka” görüyor ve nihayet onu düşman sayıyor demektir.

[Bakanlar ve Görenler/İsmet Özel]

(Kaynak: gazetenincaprazindakiadam)


15 yorum  ()
reblogged via ahennu
~ Cumartesi, Kasım 19 ~
Kalıcı bağlantı
[Flash 9 is required to listen to audio.]

gormebicimleri:

 

ve gemi gidiyor. ve denizle birlikte gidiyor. ve geride bir deniz boşluğuyla onun içinde bir gemi boşluğu. ve o boşluk, ve o boşluk içinde boşluk, işte o, mezürlere dökülecek olan. kelime aralarına serilecek olan.

(hafif abi’nin notu)

supruntu:

anouar brahem, “vague, e la nave va”, le voyage de sahar.


16 yorum  ()
reblogged via gormebicimleri
~ Pazartesi, Ekim 31 ~
Kalıcı bağlantı
ztopya:

kahvesigara

ztopya:

kahvesigara


35 yorum  ()
reblogged via ztopya